Tilki'nin Defteri

— Eşik Notları —

İşbu “Tilki'nin Defteri - (Eşik Notları)” içsel ve dışsal bir dil sahnesidir.

Tilki, âlemde hileyi, aldanışı tanıyan, kandırmayı bilen, kandırılması pek mümkün olmayan bir bilinçtir. Ancak Tilki’nin kendisini içine döndüren meseleleri vardır.

Tilki’nin meselesi başkası tarafından kandırılmak değildir; onun hakiki buhranı, kendi kendini kandırıp kandırmadığından emin olamamaktır. O, kimsenin kolay kolay aldatamayacağı biridir; fakat kendi içindeki gizli eğilimlerin, niyetlerin ve korkuların ve başka sır dolu işlerin aklını eğip bükmediğinden nasıl emin olacaktır? İşte bu konuşma, bu girift meselenin etrafında kurulmaktadır.

İnsan, kendini kandırmadığından nasıl emin olabilir?

Tilki’nin bu asıl ve sabit mesele etrafında oluşan tüm sorularına “O” zamiriyle cevap veren, Ahmet Turan Esin’dir.

1. Soru
Tilki sordu:
Kendini sevmek denilen şey nedir? İnsan kendini nasıl sever?
O cevap verdi:
Önce şu soruyu sormak gerekir: İnsan kendini sever mi, yoksa kendisi hakkında kurduğu resmi mi sever? Çoğu insan kendisi olmak istediği kişiyi sever. Bu çok yaygın bir şeydir. Bir kere bu yüzden kendini sevdiğini söyleyenlerin önemli bir kısmı, aslında kendilerini bilmezler, kendilerini sevemezler, kendilerini olmak istedikleri kişiyi severler, ve bu sevgi, esasında sevgi değil bir korumadır. Yani kendini sevmek değildir, kendini kendinden dahi korumayı başarmış olmaktır. Kendini koruyan insan kusurlarından kaçar. Kendini seven insan kusurlarına bakabilir. Kendini koruyan insan, hakkında kötü söz duyunca öfkelenir. Kendini seven insan, o sözün içinde kendisine ait bir pay olup olmadığını araştırabilir. Kendini koruyan insan, yarasını saklar. Kendini seven insan, yarasını inkâr etmez. İnsan kendisini sevmeye, kendisi hakkında kurduğu hikâyelerden, kendini aklamalarından, kendine hazırladığı kurtarma rampalarından vazgeçmeye başladığında yaklaşır. Çünkü sevgi, hayale değil, temasa muhtaçtır, temâs iledir. O çarpışma olmak zorundadır. Kendini hiç görmemiş birinin kendini sevdiğini söylemesi kolaydır. Zor olan, kendi korkaklığını, kıskançlığını, tamahını, gösterişini, acizliğini görmek ve buna rağmen kaçmamaktır. Yani kendini sevmek, kendine kırılganca hayran olmak değildir, aksine bir şekilde kendinden kaçmayı bırakmaktır. Çünkü insanın kendisiyle arasındaki mesafe kapanırsa, kendine vurursa, kendine gelirse, sevgi zaten ayrıca çağrılmak zorunda da değildir. En basitiyle söyledik.

Defterdeki Diğer Yazılar

17. Soru
Tilki sordu:
Bazı insanlar yalan söyledikleri için sıkıntı çeker. Benim merak ettiğim başka bir şey var. İnsan neden bazen yalan söyleyemediği için sıkıntı çeker? Doğruyu söylemek istediğinden değil; yalan söyleyemediğinden.

O cevap verdi:

Çünkü doğru sözlü olmakla yalan söyleyememek aynı şey değildir. Bazen insanın yalan söylemeye gücü yetmez. Bu gücü doğru anla. Bazı insanlar vardır; bir yalan kuramazlar, yüzleri ...

Podcast Bölümleri