16. Soru
Tilki sordu:
Bazı insanlar neden sürekli kendilerini acındırır? Gerçekten acı çektikleri için mi; yoksa başka bir şey mi vardır orada?
O cevap verdi:
Bazı insanlar görünmek için acındırır kendini. Çünkü görünmediklerinde zamanla kendi varlıklarından şüphe ederler. Bu yüzden acısını bırakmak istemez hale bile gelir.. Çünkü o acı, onun görünme garantisi hâline gelmiştir. Kendisine bakıldığında görülmek istediği şey artık kendisi mağduriyetidir öncelikle bu yüzden. Acındırmak çoğu zaman gizli bir iktidar biçimidir. İnsan açıkça hükmedemediğinde, suçluluk üzerinden hükmetmeye çalışır. Bazı insanlar sevgiyi ve saygıyı vicdan yaratarak almaya çalışır, sevilerek, saygı duyularak değil. O yüzden insan kendi acısına da dikkatle bakmalıdır. Acı insanı derinleştirebilir, ama insan acıyı sahiplenmeye başlarsa, bunu niye yaptığını düşünmeye başlaması gerekir. Diğer tarafta gerçekten acıları olanları da bunlardan ayır. Bazı insanlar gerçekten yaralıdır. Yaralı insanın sesi başka çıkar. Onun sesinde insanın göğsünde çınlayan bir ağırlık vardır, bir utanma vardır hatta. Onları ayır.

Defterdeki Diğer Yazılar

17. Soru
Tilki sordu:
Bazı insanlar yalan söyledikleri için sıkıntı çeker. Benim merak ettiğim başka bir şey var. İnsan neden bazen yalan söyleyemediği için sıkıntı çeker? Doğruyu söylemek istediğinden değil; yalan söyleyemediğinden.

O cevap verdi:

Çünkü doğru sözlü olmakla yalan söyleyememek aynı şey değildir. Bazen insanın yalan söylemeye gücü yetmez. Bu gücü doğru anla. Bazı insanlar vardır; bir yalan kuramazlar, yüzleri ...

20. Soru
Tilki sordu:

İnsan bazen birine güven duyduğunu sanırken, aslında kendini kandırıyor olabilir mi? Çünkü güven dediğimiz şey her zaman bugünün meselesi gibi durmuyor. Sanki insan, daha çocukken tutulduğu, bağlandığı, etkilendiği yerleri tekrar arıyor. O zaman insan gerçekten güvendiği için mi güvenir; yoksa içinde eski bir eksikliği susturduğu için mi?

O cevap verdi:

Olabilir.Çünkü insanın güven dediği şey her zaman samimi olsa da hakiki, saf değildir. Hatta bazen güven hakikati görmemek ihtiyacından doğar, o hakikat hayli sevimsiz, işe yaramaz...

21. Soru
Tilki sordu:
İnsan kendini gerekçelerle nasıl yanıltır? Çünkü bazen insan açıkça yanlışı söylemiyor gibi görünür; hatta söylediği şeylerin hepsinin bir sebebi, bir açıklaması, bir mantığı vardır. Ama yine de ortada bir kaçış sezilir. Gerekçe ne zaman hakikati açıklayan bir şey olmaktan çıkıp, insanın kendini kandırdığı bir perdeye dönüşür?

O cevap verdi:

Bazı insanlar yalanı yanlışı çıplak hâliyle sevmez. Çünkü çıplak yalan onları rahatsız eder. Kendisini kötü, zayıf, haksız, korkak ya da çıkarcı hissettirebilir. Bu yüzden bu insan...

22. Soru
Tilki sordu:
İnsanın içine sinmeyen şey nedir? Bazen her şey yerli yerinde görünür; söylenen söz makuldür, verilen karar açıklanabilir, yapılan iş dışarıdan bakınca yanlış da değildir. Ama insanın içinde yine de ince bir huzursuzluk kalır. Bu içe sinmemişlik neyin sesidir?

O cevap verdi:

İçe sinmemişlik insanın aklıyla susturduğu ama ruhuyla, kalbiyle henüz kabul etmediği şeyin izidir. İnsan bazen bir şeyi kendisine anlatır, açıklar, gerekçelendirir, hatta haklı b...