14. Soru
Tilki sordu:
İnsan utanmayı kaybettiğinde ne olur? Çünkü artık bazı insanlar hiçbir şeyden utanmıyor gibi görünüyor.
O cevap verdi:
İnsan utanmayı kaybettiğinde yüzünden önce ruhunu kaybeder. Çünkü utanç, insanın kendi hakikatine çarpmasıdır. Kendi içindeki eğriliği fark etmesidir. Kendi vicdanının karşısında geri çekilmesidir. Dikkat edersen insan utanırken küçülürse de o küçülmenin içinde hâlâ bir kurtuluş ihtimali vardır. Çünkü utanabilen insan, kendisini bütünüyle kaybetmemiş, yitirmemiştir. Ama utanmaz insan kendisini sürekli haklı çıkarmaya başlar. Yaptığı her şeyi meşrulaştırır. Kırdığı insanı suçlar. Yalanını 'strateji' diye anlatır. Kibrini 'özgüven' sanır. Zamanla da kendi karanlığıyla arasındaki mesafeyi tamamen kaybeder. Bu yüzden utanmaz insan, kötülüğü yapmaktan çekinmez, kötülüğünün görünmesinden çekinir. Bu yüzden utanmazlık özgürlük değildir. Birçok insan utanmazlığı cesaret zannediyor. Oysa utanmazlar utandırılmaktan hep korkarlar…

Defterdeki Diğer Yazılar

17. Soru
Tilki sordu:
Bazı insanlar yalan söyledikleri için sıkıntı çeker. Benim merak ettiğim başka bir şey var. İnsan neden bazen yalan söyleyemediği için sıkıntı çeker? Doğruyu söylemek istediğinden değil; yalan söyleyemediğinden.

O cevap verdi:

Çünkü doğru sözlü olmakla yalan söyleyememek aynı şey değildir. Bazen insanın yalan söylemeye gücü yetmez. Bu gücü doğru anla. Bazı insanlar vardır; bir yalan kuramazlar, yüzleri ...