10. Soru
Tilki sordu:
İnsan, kendi içindeki hakikati gerçekten arar mı… yoksa arıyormuş gibi yaparak, bulmamayı mı güvence altına alır?
O cevap verdi:
Arayışa çıkanlar genellikle görünürde cesurdur. Sorgulayıp düşünürler, her şeye önyargısız gibidirler.. Ama bu hareketliliğin büyük bir kısmı, hakikate temas etmemek için kurulan bir dolaşma biçimine dönüşür. Arayışın kendisini amaç haline getirilir. En kolay inkar edilebilecek olanlar kurban verilir, kurban edilmesi gerekenlerin en büyükleri ise harekete geçmenin domine edicisi kılınır. Değiştirilmesi gereken asıl yer muhafaza altına alınır, saklanır. Bunun örneği çok görülür. Hakikate gerçekten yaklaşmak isteyen birisi ise önce hakikatlerini önüne getirir. Hakikat bildiklerini, kendisini sağlamda tutan yeri. İnsanın en büyük hilesi zaten kendini, hakikati arayan biri olduğuna ikna etmektir. Bu ikna gerçekleştiği anda, artık arayışın kendisi bir perdeye dönüşür. Hakikati aramak gerçekten gariptir, ve garip kalmışlara özeldir.

Defterdeki Diğer Yazılar

17. Soru
Tilki sordu:
Bazı insanlar yalan söyledikleri için sıkıntı çeker. Benim merak ettiğim başka bir şey var. İnsan neden bazen yalan söyleyemediği için sıkıntı çeker? Doğruyu söylemek istediğinden değil; yalan söyleyemediğinden.

O cevap verdi:

Çünkü doğru sözlü olmakla yalan söyleyememek aynı şey değildir. Bazen insanın yalan söylemeye gücü yetmez. Bu gücü doğru anla. Bazı insanlar vardır; bir yalan kuramazlar, yüzleri ...