LA CHİMERA
Film Adı: La Chimera
Yönetmen: Alice Rohrwacher
Senaryo: Alice Rohrwacher, Marco Pettenello
Ülke: İtalya, Fransa, İsviçre
Yapım Yılı: 2023
Alice Rohrwacher’in La Chimera’sı, yönetmenin Mutlu Lazzaro’sundan sonra, arayışı, kendine dönmeyi, saflığı ve hüznü yarattığı karakterler üzerinden nasıl ustaca aktarabildiğini gösterdiği yetkin bir film olarak karşımıza çıkıyor.
1980’ler Toskana’sında zamanın dışındanmışçasına bir yaşamın şahitliğine çekildiğimiz masalsı gerçekliğiyle izlerini takip ettiği geçmişe doğru, yokluğu hüzne müptela bakışlarından sezdiğimiz Arthur’un şimdisinde bir yolculuğa çıkarız. Fark edilmek için hiçbir çaba sarf etmeyen güzelin keşfedilmesinde tattığımız türden 16mm çekilen nefis kareleriyle İtalya’nın güneşle sıvanmış tatlı esintilerinde, gece karanlığında çıkılan mezar kazılarının mitik mistik tedirginliğinde ve Arthur’un gerçekle iç içe geçmiş aşki arayışında hafızanın kıvrımlarında gezintiye çıkarır bizi Rohrwacher. Filmin atmosferini bu denli etkileyici hale getiren görünmez ellerden birisi olan görüntü yönetmeni Hélène Louvart’ı da anmadan geçmemeli. Yönetmenin son üç filminin de görüntü yönetmenliğini üstlenen Louvart, her filmde auteur olmaklık yolunda emin adımlarla ilerleyen Rohrwacher’in gizli kahramanlarından. Hapisten çıkıp tepelikteki derme çatma evine dönen gizemli haydut arkeolog Arthur tombarolilerle (mezar soyguncuları) beraber yaşamını devam ettirmek adına antik eserleri bulup satma işine tekrar başlar. Tombaroliler anın tadını çıkaran hayalperest serserilerdir. Tek arzuladıkları şey Etrüsk’lerden kalma antik eserleri ortaya çıkarıp el altından satıp gönüllerince eğlenmek. Etrüsk’lerden kalan en değerli eserlerden birisi olan Chimera üzerinden filmle kurulan bağ yönetmenin mitoloji ve kültür üzerinden okuma yapma olanağını sunması ve filmi çok katmanlı derin bir yapıya büründürmesi açısından ayrıca önemli. Arthur her ne kadar ekonomik zorluklar nedeniyle bu işin içinde bulunsa da aslen bu antik kalıntılara daha farklı, değerini anlayan, onlarla bağ kuran bir gözle bakar. Bu bakış, bu her defasında yeraltına girip onları arama arzusu, onlarla kurduğu derin bağ, hepsinin hatırlattığı biri var. Beniamina. Aşık olduğu kadın, kaybettiği kadın, yok olduğunu bildiği, her yerde ondan bir iz bulmaya çalıştığı kadın. Hayalle gerçeğin iç içe geçtiği yer burası. Beniamina’nın uzattığı Arthur’un çektiği kırmızı ip. Beniamina’nın üzerindeki tığ işi elbiseye bağlı bu kırmızı ip arayış içerisindeki Arthur tarafından her çekilişinde kendinden soyunarak bir’leşmeye giden yolun, Arthur’un bakışlarına sirayet eden derin hüznün kaynağı. Bütün kaoslar içerisindeki arayış, düşüş, kalkamayış, hep bu yücenin peşine düşmeklikten.
Hafızanın derinliklerinde, hatırlayışlarla, unutuşlarla, beliren, kaybolan, görünür görünmezin peşinde, hüznü bakışlarında seyredilen aşıkların hikayelerinden birisi La Chimera.