Suç ve Ceza, Dostoyevski
Neden Seçtik: İki tür mahkeme vardır. Biri doğal, bireysel ve içseldir, diğeri yapay, kurumsal ve dışsaldır. Eğer bu birinci mahkemeniz işliyorsa yapay ve kurumsal mahkemeleri sadece destek sağlayıcı olarak gören ama ne olursa olsun hep ikincil konumda tutan bir evrende yaşıyorsunuz demektir ve adaletin tecellisi tamamlanma yolunda birinci mahkemeye dayanacaktır. Ama kendi içinizdeki mahkemeyi işlemez hâle getirirseniz, mecburen yargıyı esasen kendisi yapay olan kurumlardan beklediğiniz ve sonu her bakımdan felâketlerle dolu bir evrene giriyorsunuz demektir. Çünkü bu evrende hiçbir zaman içsel mahkemenizin donanım ve yeterliliği, dışarıdaki dünyada yaratılamayacaktır. Mesela suç teşhis eden ve ceza tayin eden içsel mahkemenin muhakeme kabiliyeti ve incelikleri, dışarıdaki ikinci mahkemede açığa çıkamaz ve daha genel olarak bu yüzden adaletin tecelli süreci giderek tamamlanamaz bir hâle girer. Unutmamak gerekir, kurumlar bizatihi kendileri itibariyle ölüdür, oysa adalet ölüler için değildir ve orada kendini tamamlamaz. Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” adlı yaptının muhtevası, bu meselenin anlaşılması için güçlü bir metafor barındırır. Yani bu yapıt, kendince sizi birinci mahkemenin olduğu dünyaya mecazen taşıma gücüne sahiptir. Kendini suçlayan nefsin kıymeti, mahkeme salonlarında suçlanan nefs sahiplerinden mukayese edilmez ölçüde üstündür. Bize Ne Söyler: Ülkemiz Dostoyevski’nin bu anıtsal eserinin baş kahramanı olan Raskolnikov’un yabancısı olduğu bir yer değildir, ama ülkemiz bugün Raskolnikov’a yabancıdır. Çünkü toplum ve kurum niteliğinin geldiği nokta her gün her türden suçların işlenmesi için gerekli tüm koşulları hazırlamış durumdadır; ama öte yandan suçların muhakemesi ve cezası esasen ve sadece mahkeme salonlarından beklenmektedir. Raskolnikov gibi kendi kendini suçlayan ve mahkeme eden suçlulara burada inanç yok. Bunun sonucunda ne suçla etkin mücadele edilebilmekte, ne de suçluya yüksek ve derin bir muhâkeme ortamı hazırlanabilmektedir. Geriye de sadece kaba suçlular ve suça karşı amacı bakımından yetersiz ve işlevsiz toplumsal yapı ve ortamların dar ilişkisinin manzarası kalmaktadır. “Suç ve Ceza” iyi bir yorumla, bize bu gidişattan kurtulmayı söyleyebilirse, bizim için başarılı bir yapıt olacaktır.