Büyük Felsefe Lûgatı
Neden Seçtik? Merhum Türk düşünürü Prof. Dr. Teoman Duralı'nın da ifade ettiği gibi bütün büyük kültür dilleri iki katmandan oluşur, biri o milletin bilim, felsefe, edebiyat, devlet yönetimi gibi sahalarında faaliyet gösteren kesiminin kullandığı dil, diğeri ise halk kitlelerinin gündelik hayatta kullandığı dildir. Merhum bir diğer Türk düşünürü olan Cemil Meriç'in "Kâmus namustur" vecîzesi ise, bu dil katmanlarının her ikisi hakkında gözetilmesi elzem olan bir düstûra dikkat çeker. Zîra dil, dünyamızı inşa eder, düşüncemize sınırlar koyar ve kimliğimize sadâ verir. Bu itibarla, asırlık saldırılar, vahim yanlışlar ve ağır ihmaller neticesinde Türkçe'nin güçlü bir bilim, felsefe ve edebiyat dili olmaktan adım adım uzaklaştırılması, dünyamız, düşüncemiz ve de kimliğimiz için hayâtî bir tehdit oluşturmuş ve oluşturmaktadır. Büyük Felsefe Lûgatı, işte eseri gün yüzüne çıkarıp yayıma hazırlayan Prof. Dr. Recep Alpyağıl’ın tabiri ile “Türkçe’nin Babilleşmesi” şeklindeki bu gidişata himmetten bir sed çekmek maksadıyla, on yıllara yayılan ve akıllara durgunluk veren bir emekle, hem de Türkçe'nin tarihindeki belki de en zorlu ve sarsıntılı dönemde hazırlanmış bir şâheserdir. Bize Ne Söyler? Büyük Felsefe Lûgatı, felsefe dili olarak Türkçe'nin ilk ve tek tarama sözlüğüdür. Eserde Türkçe felsefe dilindeki her bir kelime, kaynak verilerek ve kullanıldığı bağlam gösterilerek iktibas edilir. Bu sayede, bu eseri okuyan bir kimse, anlamak istediği bir felsefe teriminin, erken-Türkçe başta olmak üzere 13. ilâ 20. asırlardaki karşılıklarını temel kaynaklar üzerinden görme imkânı bulur. Bu anlamda eserin, ilk neşrinin üstünden on yıllar geçmesine rağmen, bir muadili hâlâ bulunmamaktadır. Büyük Felsefe Lûgatı’nda her bir madde 4 ana bölümde ele alınır: 1- Batı dillerindeki karşılıkları ve Türkçe’deki mânâları 2- Klasik Türkçe felsefe dilindeki karşılıkları, kullanıldığı yerler ve bazı eleştiriler 3- Dil inkılâbı (1932) sonrasındaki Öz Türkçe karşılıkları, bu karşılıklar hakkında bazı eleştiriler ve yeni teklifler 4- Felsefe sözlüklerindeki ve kitaplarındaki mânâları (İslam düşüncesi ile karşılaştırmalı olarak) Bu kıymetli eseri neşredildiği tarihteki Cumhuriyet gazetesinin ifadeleri ile bugünün ilgililerinin dikkatine bir kez daha önemle sunarız: “Muâsır felsefede kullanılan bütün kelimelerin: Yunanca, Lâtince, Arapça, Farsça, Almanca, İngilizce ve Fransızcalarını, dedelerimizin bu yolda kullandıklarını; Türk dilinin imkânlarını gösterir büyük lûgat.” “Bütün felsefe ve Türkçe hocalarının, yüksek tahsil gençlerinin, fikir ve ilim adamlarının, kitap yazan ve tercüme edenlerin, muharrirlerin her zaman elleri altında bulunması gerekli başlıca kitap. Takip edenleri dünün ve bugünün büyük fikir cereyanlarıyla temasa getirecek büyük eser.”