Hikmetler Defteri

Ahmet Turan Esin Beyfendi'nin hediye ettiği bir eserden, hikmetli nasihat ve deyişlerin tercümeleri.

Ben Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) ashabından otuz kişiye yetiştim; hepsi de bizzat kendi nefisleri için nifaktan (münafık olmaktan) korkuyorlardı.'' Hatta ki İslam'ın en azim şahsiyetlerinden biri olan, adaletiyle yeryüzünü titreten ve cennetle müjdelenen Hz. Ömer (r.a.) bile bu korkudan azade değildi. O, nefsinin akıbetinden daima endişe halindeydi. Bir gün, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sırdaşı olan ve münafıkların isimleri kendisine gizlice bildirilen Huzeyfe bin Yemân'ın (r.a.) yanına gitti. Kalbi şiddetli bir ızdırap ve korku içinde çarparken ona şu soruyu sordu: 'Ey Huzeyfe! Allah aşkına bana doğruyu söyle; Resulullah (s.a.v.) beni de o münafıklar arasında saydı mı?' Huzeyfe (r.a.) bu dehşetli tevazu ve korku karşısında: 'Hayır, vallahi hayır! Ve senden sonra (yani senin haricinde) kimseyi bu hususta temize çıkarmayacağım!' diyerek onu teskin etti. İşte uyanık bir kalbin, Yüce Allah'a karşı duyulan haşyetin işareti budur."
— İbn Ebi Müleyke (r.a.)